Elif Betül şimdiye kadar zaman zaman göbeğinin oynadığını hissedeceğim kadar net kahkahalar atardı uykusunda. Bunlarda ses çıkarmaz sadece kahkaha arası nefeslerini duyardım. Az önce ilk defa sesli olarak kahkaha attı. Öyle ki kızımdan şimdiye kadar duyduğum en kuvvetli sesti bu.
Yaklaşık 1,5 haftadır çok güzel gülücükler atıyor kızım. Bunlar genelde keyifli olduğu zamanlarda (en çok sabahları) siz karşısında konuştuğunuzda oluyor. Henüz ses çıkaramıyor ama kocaman bir gülücüğü esirgemiyor sizden. Herhalde sadaka olan gülümsemenin en masumları en güzelleri bunlar...
işte yakalayabildiğim gülücüklerden bir tanesi...
Duramıyorum napayım...
Hareketlerine gelince sırtüstü yattığında ellerini ve ayaklarını kaldırarak oynuyor ve kalkmak istiyorsa bir sıkıntısı varsa yan tarafına dönüp ayaklarını ve başını kaldırarak size uzanıyor.
En büyük zevklerinden biri sabahleyin oturma odasına geldiğinde tek tek akvaryum, soba borusundaki demirlerdeki eşyaları ve duvardaki Hz. Allah (c.c.) ve Hz. Muhammed (s.a.v.) tablolarını incelemek. Akvaryum ve tablolarda bir değişiklik olmuyor ama aynı gün içerisinde demirlerdeki eşyaları değiştirirsek hemen farkediyor ve daha bir dikkatle inceliyor. Ayrıca konuşmayı çok sevdiği bir kanepesi var:). Üzerindeki simli çizgiler oldukça dikkatini çekiyor ve hoşuna gidiyor.
kızımın kanepede kafasını kaldırınca gördüğü manzara:)
burada bazen onun çamaşırlarını kurutuyoruz o zaman
nerede benim oyuncaklarım der gibi daha bi dikkatli bakıyor:)
oturma odasına geldiğinde dikkatle incelediği tablolar ve ney:)
işte bu da çok sevdiği balıkları, akvaryuma uzak bir yere
oturduğumuzda o tarafa doğru uzanarak yakınlaşmamızı
istiyor ve sıkılmadan dakikalarca inceliyor.
Bunlar da ne:)
Yaklaşık 1 haftadır eldivenlerinden azat ediyoruz onu. Şimdilik ellerini bir bütün olarak algılıyor, öyle hareket ettiriyor. Sadece bazen elleri saçlarına takılırsa onları çekebiliyor:). Ayrıca tüm yumruğunu ağzına sokmaya çalışıp şapırdatarak emmeyi çok seviyor. Tabii arasıra kazalar da vuku buluyor. Tırnaklarını iyice kısacık kesmeye cesaret edemediğimden bazen yüzünü çizebiliyor, kendi kendini ağlatabiliyor.
Acıktımmmm!!
Acıktığında onu sakinleştirmek pek mümkün değil. Bir hışım emzik emişinden veya dilini şapırdatışından ve en sonunda sabrı tüketince ağladığından onun acıktığını anlayabiliyorum.
Şıp şıp şıp ne güzel...
Sudan korkarsa diye endişeleniyordum ama çok şükür korkmadı. Sadece ilk banyosunda birazcık ürktü. Ama onun dışında banyo yapmayı seviyor, banyo sırasında çırpınmıyor, sessiz sakin duruyor; saçını yıkarken bazen nefes alırken hırıltılar çıkarıyor sadece. Bu göz yakmayan şampuanlar ne iyiymiş, sabunmuş acıtırmış yok öyle birşey. Şimdilik mevsim kış, Elif Betül de küçük olduğu için suda fazla kalamıyor, ama yazın su kuşu olacağını zannediyorum.
Elbiselerim nerdeee?
Bebek kıyafetlerini giydirip çıkarmak gerçekten zahmetli bir iş. Kendi açımdan değil de o minicik vücuda minicik kıyafetleri giydirirken incitme korkusu zahmetli. Bizim ufaklık giyinip soyunmayı çok seviyor ama, kendini kasarak veya ağlayarak işimi zorlaştırmıyor.
Canımızın sıkıldığı bir gün elbise denemeleri yaparken...
Keyif aldığı bacak bacak üstüne atışından belli değil mi:)



