Çarşamba, Ocak 02, 2008

Yaşımıza Doğru...

3 gün sonra Elif Betülcüm dünya hayatındaki 1 senesini devirmiş olacak. İçten içe bir heyecan şimdiden sardı beni... Geçen sene bu zamanları, onu heyecanla bekleyişimizi, hafiften endişelenmemizi, hastaneye gidişimizi, ilk görüşümü, o anları tekrar tekrar hatırlıyorum. Allah'ın bir lütfu olsa gerek aklıma hiçbir acı, hiçbir zorluk gelmiyor. Adeta o heyecanı ve mutluluğu doyamadan yaşamışım gibi hissediyorum. Herhalde bir daha hiç bu kadar heyecan ve mutluluk olmaz sanıyorum, ilk olmanın kıymeti en çok burda olsa gerek... Geçen sene bu zamanlar bizi neler beklediğini az çok tahmin etsek de ne yaşayacağımızı hiç de bu kadar bilememişiz. Şimdi geriye dönüp baktığımda bazen zorlu ama çoğunlukla keyifli zamanları ne kadar çabuk geçirmişiz diyorum... Tabii Allah'a hamd etmeyi unutmadan, elhamdülillah.


Kızım artık neredeyse 1 yaşında. Kocaman oldu:) Evet bana göre kocaman oldu, hala pekçok şeyi bir başkasının yardımı olmadan yapamasa da artık istediği şeyi işaret ediyor, bağırarak birşey istediğini belli ediyor. Susamışsa susadığını acıkmışsa acıktığını anlayabiliyoruz. Uykusu gelmişse gözlerini ovmasından, saçlarını çekiştirip kulaklarını kaşımasından biliyoruz uykusu geldiğini.


Bu arada yazı yazmadığım günlerde bir bayram geçirdik. İlk bayramına göre (Ramazan) çok daha farklı idi bu bayram, çünkü çocuklara insanlara olan tepkileri iyiden iyiye arttı. Birileri ile birlikte olmaktan çok mutlu oldu, yüzünden gülücükler eksik olmadı. Yabancısı olduğu evlere gittiğinde bizim olmadığımız bir yere giderken benim de peşinden gitmemi istediğini belirtir şekilde durdu arkasına baktı:).


Bayramda da pek hanım hanımcıktık


Yürümesi iyiden iyiye düzeldi, çok uykusu gelip de yalpaladığı zamanlar hariç tabii. Oynamayı çok seviyoruz; oyun oynamayı zaten çok seviyoruz ama bir müzik eşliğinde şıkır şıkır oynamak da favorimiz. Değişik müziklere göre değişik ritimlerimiz var, kâh yana doğru sallanırken, daha ritmik müziklerde dizlerimizi kırarak oynuyoruz. Şimdilerde bir de parmak şıklatmaya çalışıyor kuzucuğum..


İşte müziği ile oynamayı en çok sevdiği oyuncağı


Artık yemeklerini kendi yemek istiyor, birlikte vakit geçirirken özellikle haftasonları canının istediği gibi yemesi için serbest bırakıyorum, önceleri herşeyi elleri ile avuçlayarak ya da parmakları ile yerken şimdilerde çatal ve kaşık kullanmaya çalışıyor, tabii makarnaları parmağına yüzük gibi takıp yedirmiyorsak:) Kahvaltı yapmaya eskisi gibi hevesli değil maalesef ama çorba, yoğurt, meyve püresi, meyve, patates, makarna, sulu sebze yemekleri, pilav yemeyi sevdiği şeyler arasında.



Son 1.5 aydır benim işlerimin yoğunluğundan dolayı cidden çok az vakit geçirebiliyorduk kızımla ama son 1-2 haftadır bayram ve yılbaşı tatilleri ile birlikte bunu biraz telafi ettik. Teyzesi ve babaannesi ile oldukça uyumlu, genelde ben yokken gayet uslu olduğundan bahsediyorlar (maaşAllah); ama ben gelince biraz naz niyaz olayları başlıyor. Çok da dert değil, ben onunla vakit geçirmekten istediklerini yapmaktan, yapmamamız gereken şeyleri anlatmaktan gocunmuyorum. Bir ara çorap ve havlu çekmecelerimize dolaplarımıza çok ilgi gösteriyordu ama şimdilerde çok pas vermiyor:)


Bilgisayarın başına geçmiş olmanın vermiş olduğu mutlulukla


Son zamanlarda birkaç kere Profilo'da kızımı kendi haline bıraktım, yürüyerek istediği yerlere gitti; çok da mutlu oldu. Genelde gitmeyi tercih ettiği yerde kendinden küçük bebekler oluyordu ve kendisi çok büyükmüş gibi onları seviyordu. Dışarı çıkmayı artık daha çok seviyor, ama arabasında gezmekten çok hoşlanmıyor; kucakta olmak birinci tercihi...

Kitaplara inanılmaz bir ilgisi var, benim başucu kitabım onun da başucu kitabı gibi:). Ama Allah'tan fazla yırtmaya hevesi yok, genelde kitapları karıştırıp resim varsa "aaaa" gibi tepkiler verip elinde gezdirmeye bayılıyor. Zaten yavaş yavaş masal anlatmaya, hikaye okumaya da başlayacağız artık.


Annesinin favori kitaplarından birine sarılmışken


Bir de şimdilerde hevesini aldığı ama birkaç hafta öncesine kadar bayıldığı telefonla konuşması vardı. Benim sesimi duyduğunda birşeyler anlatıyordu fakat tabii bebekçe ama bir o kadar da heyecanla. Ben ne olduğunu anlamasam da onun benim sesimi tanıması bana birşeyler anlatması cidden güzeldi..

Yazdıklarımdan da anlayacağınız üzere herşeyi o kadar hızlı değişiyor ki.. Hızına yetişmek cidden zor. Ama kaçırmamak için elimden geleni yapıyorum. Şimdilerde ben işten eve geldiğimde kapının önünde zıp zıp ve kocaman sesi ile beni bekliyor oluyor canımın içi..


Tıpkı buna benzer sevinçli halleri ile karşılıyor beni kapıda

Doğum günü için ufak iki tane kutlama yapmayı planlıyoruz, bunun için davetiyelerimiz bile hazır. Belki Elifcim birşey hatırlamayacak ilk yaş kutlaması için ama en azından resimlerle ve video ile ona da bir hatıra bırakırız. İşte kızımın davetiyelerinden kareler: