Pazar, Ağustos 31, 2008

Güzel Kızımdan Notlar...

Artık gelişmelerin hızını takip etmek çok zor. Neredeyse her yazı buna benzer birşeylerle başlıyor... Birkaç günde bir aklıma gelen gelişmeleri not ettiğim yazıyı yayınlayım ki ne demek istediğim tam olarak anlaşılsın:).

31.8.8 – son olarak...
1 aylık bir süredir yazmamışım. Bu arada 2 haftalık bir tatile çıktık kızımla, babası ile bu sene tatillerimizi çok kesiştiremesekse de 3-4 gün görüşebildik gene de.. Planlarımızın arasında tatilde Elif’e emmeyi bıraktırmak olsa da bunu başaramadık; ama en azından geceleri süt içmesi işini rayına oturttuk gibi. Yavaş yavaş tuvalet alışkanlığına başladık, birkaç kere lazımlığı kullanabildik. Artık kızım konuşuyor diyebilirim; çünkü sorduğum sorulara ezbere kalıplaşmış cevaplar vermiyor, bir gün içerisinde neler yaptığını kendisi anlatabiliyor ya da ben sordukça onaylayabiliyor. Giyeceği kıyafetleri kendi seçmeyi çok seviyor. Portakalı soydum, ağlama bebek ağlama, yağmur yağıyor seller akıyor, dandini dastana, şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk, bir de sürpriz gülben ergenden söyleyebildiği şarkılar. Geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman hangisini isterse kullanıyor, tabii emir kiplerini deJ Önceden kedilere çok yaklaşırken tatilde kedilerden biraz uzaklaştı, birkaç kere kediler ummadığı hareketler yapıp korkuttular. Kızım hayvanlara karşı benden cesaretli, bir tavşanı kulaklarından tutup taşıyabiliyor, kuyruğundan çekebiliyorJ. Ayrıca birşeyleri sahiplenirken yumuşatma kelimeleri yok, emzikimi ver, koltukumu aldı gibiJ Ama en bomba kelimesi giydiği bir kıyafet için bize “nasılım” diye sorması oldu, teyzeleriyle afalladık resmen. Bu aralar kendi kendine oyun oynama yanlısı hareketlerini farkediyorum, artık o oyun oynarken arada müdahale edip yanında kitap okuyabiliyorum mesela. Henüz kendi kendine uyuma alışkanlığını geliştiremedik ama, bakalım nasıl alıştıracağız? Rahat bir şekilde yemeğini kendisi yiyebiliyor, kaşık kullanımı gibi konuları hemen hemen hallettik sanıyorum, ama tabii keyfine elleri ile yemeyi de devam ettirmiyor değil..

1.8.8 – cümleler
Kızım artık cümle kurabiliyor, 2 ya da 3 kelimelik genelde. Ama yaptığı şeyin bilincinde... bıcı bıcı yaptı, yemek yedi gibi... baba uyuyor, pencere kapa gibi. Geçen gün hadi çay içelim dediğimde peşim sıra papaşya papaşya diye dolanıyordu.. ayrıca kolumdaki bene uğurböceği diyor, “ben” dediğimizde bi afallıyor ama dün kabullenmişti, pen diyor benimeJ bu arada kızımın hala hiç beni yokJ
Artık mızmızlığımız geçti, tekrar normal halimize döndük hamdolsun. İlk defa dün gece biberondan süt içti, buna devam etmemiz gerek yoksa zaten peynir süt yoğurt yemiyor..

21.7.8—zaman
Ne çok zaman geçmiş yazmayalı...
Geçen Pazartesi gündüz uykusundan kızım korkarak kalkmış, apartmandan gelen seslerden dolayı.. o gün bugün huzursuz.. gece uyuyana kadar ışıklar açık vs.. hele haftasonu doruk noktada idi huzursuzluklar, elif mızmız bir çocuk olsa nasıl olacağını cidden gördüm, hamdolsun Allahım iyiki ööle bi çocuk değil. Sebepsiz ağlamalar, hiçbirşeyden memnun olmamalar, kendini yere atma... artık ağlamaktan hasta olacak diye korktum, dışarı çıktık ona bile memnun olmadı o kadar yani... acaba bir derdi var biz mi anlamıyoruz diyorum ama görünür de birşey de göremiyorum...
Bu arada gene hayatım olmaya devam ediyor. Teyzesi geldi umyan umyan... naber diyosunuz iyiyim diyor kafa sallıyor, nasıl birşey böyle.. sayı saymaya yelteniyor artık, 1-2-3-4 şimdilikJ bir de tinkipinki diyorum cipsi diyor lala diyorum pooo diyor:)

7.7.8 – gelişmeler.
Fil e hil diyor:)
Bu zamana kadar yazmadık ama arada, dede anane dayı geldi, dede teyzemizi götürdü, babaannemiz tatile çıktı:)
3 haftadır elif anneanne ve dayısı ile, dayısına abi diyor, ama anneanneyi çok güzel telaffuz ediyor.
Kelime dağarcığı oldukça genişledi... abisini anneannesine şikayet ediyor, bazen çok sıkıştırdığı/kızdırdığı için. Ayrıca abisiyle birlikte sahiplenmeyi öğrendi herşeye benim diyor.
Şimdilerde adın ne diyince “men” diyor, bunu kim yaptı diyince “men” diyor. Dün biraz elif demeye de çalıştı aslında...
Ayrıca Cumartesi günü teyzemiz geldi, ona da abla diyor ya... J getirdiği terlikleri aakkabiii diye çok beğendi, kitaplarını da çanta gibi kolunda taşıyor bitanemJ
Bu aralar çilek çilek diye sürekli çilek istiyordu, e artık mevsimi de geçti babası çareyi çilekli dondurma almakta buldu (dondurmanın adı panna (panda) şarkısı ile birlikte panna panna panna...) teyzesi kara dut getirmiş, onu da çilek niyetine yedi bi güzel...
Kendisi çorbasını yiyebiliyor artık kızım, kaşık hareketleri epeyce olgunlaştı. Geçen hafta aşımızı olduk, su çiçeği ve karma, o yüzden biraz ateşli geçti haftasonumuz, ama atlattık hamdolsun..
Bu aralar favori kıyafeti etekleri, ne giydireyim desem varsa ortalıkta eteği etek etek diye geziyor. Hatta dün kendi bluzunu da kendisi seçti, süslü mü olacak neJ
Bi elini öptünüz mü hemen öbürü diyerek onu da öptürür, ayağını mı ısırdınız hemen öbürünü de ısıracaksınız, çok eşitlikçi çoookJ
Yayaya şaşaşa, çıldırın çıldırın diğer şarkıları...

5.7.8 – kızım Cumartesi günü 1.5 yaşını doldurdu... bugün kızımla boğaz turu yaptık baba abi anane ve ben... çok sevdi, deniz onun için zaten cıpcıp ve bıcı bıcı... J epeyce turlayıp yorulduktan sonra boğazda omzumda uyudu kuzum...

5.6.8
Miyav noldu kedi elimi ısırdı oyununu çok seviyor, noldu kısmını ille o söyleyecek ama...
Bir kere mehteran izledik, davulcusunu gördü. Şimdi onu taklit ediyor, o da kendi kendine davula vuruyor...
Yeni kelimeleri: sinek, türkiye
Teyzesini babasına şikayet ettii: babbaaaa eyyaaa bööö... J soruyorum kızım kim geldi, cevap: baba, anne.
Bi de birşeye hayır diyecekse ıı diyip kendi de sallanıyor, hayırmış istemezmiş..
Emzirirken bi tarafta işi bitince kafasını kaldırıp öbürüüü diyorJ
Yeni elbiseler aldık çok seviyor, birisi çiçekli bir tayt, çiçeklerini seviyor, üstündeki ayıcıkı seviyor aycık diye...
Yemek yerken küçük bebeğine de yemek yediriyor. Hammm diye, kedisini bebeğini uyutuyor.
Molfix reklamı favorimiz... biteceği zaman panik oluyor bi daha başlatıyoruz.
Bir de meim var, babası bana sarılınca onu itip meim diyor, onunmuşumJ
Portakalı soydum oynuyoruz, po po po diye...
Teyzesi poponu yiycem diye kovalayınca bana koşarak kaçıp poposunu bana yaslayıp kendini güvende hissediyorJ bir de ayağına bastım oyunu var..
Başörtülerime hasta, örtüüü örtüüü diye elinde gezdirmeye bayılıyor.
Babasının sırtını kaşımayı çok seviyor, hatta sırtını kaşıyıp kaşıyıp sonra da şap şap öpüyor.

14.5.8 – Kızım pantolon demesini öğrenmiş “papa”J ayrıca o kadar çok fiil kullanıyor ki şaşırıyorum cidden bilerek mi söylüyor acaba.. mesela kopar (çileğin yapraklarını), aldı, korktu, düştü, gitti, çekti, bitti-bee, döktü, bak, aç, açıyım, tuttu, yandı gibi. Bir “öptüm gül açtı”mız var. Düştüğünde bir yeri acırsa koşarak gelip acıyan yeri gösteriyor ve ben öpüyorum ve öperken öptüm gül açtııı diyorum acımız geçiyorJ

11.5.08 – bugün kızımla bahçemizdeki çimlere çıktık, yerden taşları toplayıp çimlerin üzerinde onlarla oynadı biraz.. sonra taşların üzerine çıkıp inmeyi denedi kendisi. Bu hafta en çok dikkatimi çeken şey ise “korktu” kelimesini fazlaca kullanması oldu. Bir anda olan pek çok şeyden korktuğunu ifade ediyor nedense, elektrikler gelince telefonun bip sesi çıkarması gibi.. bu arada eğer bir ışık kesik kesik yanıp sönmesi, bir sesin tekrar etmesi veya anlık bir ses çıkması gibi şeyleri bep bep (bip bip oluyor), ciuwww gibi seslerle ifade ediyor. Bir de kapı zili çalınca din donn diye onu taklit ediyorJ

3.5.8 – 11. Dişimiz... 9. Dişimizin karşı tarafındaki azımız da çıktı... Kızım bu aralar sahiplenmeyi öğreniyor. Sen onun birşeyini alıp benim dersen ellerini göğsünde kavuşturup “meim” diyor çok masumca, çekingenceJbi de hızlı bir şekilde elini uzatıp almaya çalışıyor. Ayrıca karıncaları yakalayan bir canavarımız var, öcüüü diye peşlerinde koşup tutup alıp çöpe atıyorJ

26.04.08 – 10. Dişimiz... tam 9. Dişimizin altındaki.. sıra sağ taraflarda bekliyoruz;) artık bir sürü şey anlatabiliyor, bi de evet yerine hıh deyip kafasını sallıyor. Geçen gün dedesi gitmesin diye ayakkabılarını kapının önünden alıp ayakkabılığa koydu canım benim.. yapabildikleri beni şaşırtıyor.. nasıl bir sevki ilahidir bu..

16.04.08 – Beni yanağımdan ısırdı, acaip acıtıyor, benden başka birilerini de ısırmış bugün; bundan sonra dikkatli olmamız gerekli sanırım.. bugün kızım teyzesi babası ben kutu kutu pense oynadık ilk defa çok hoşuna gitti.. ayrıca 3 heceli kelimeler söylemeye başladı; henüz sonunu bağlayamasa da “kuzular” gibi birşey dedi. Ayrıca artık ceviz diyebiliyorJ sanırım yakında cümlelerimiz başlayacak. Tv izlerken içeride durmak istemiyor ve beni elimden tutup kaldırıp götürüyor. Hatta en son bir eliyle benim elimi diğer eliyle teyzesinin elini tutup mutfağa götürdü bizi. Sanırım en sevdiği yerlerden birisi mutfak. İçeride tv açıkken durmak istemiyor. Canım kızım... lazımlığını aldık ama henüz amacına uygun kullanmıyoruz, elif elinde gezdirip canı çekince üstüne oturup cisss diyor, ne işe yaradığını da biliyor yani.

06.04.08 – 9. Dişimiz – üst sol ön ortadan 4. Dişimiz ne demek istediğimi sonradan anlarım umarım:)
9. dişimiz patladı, konuşmayı söküyoruz gibi... fiilleri geçmiş zaman 3. tekil şahısla çekebiliyoruz.. düştü döktü gitti çekti vs gibi:D kuzu diyebiliyoruz:)) beni bir yere götürmek için elimden tutup kaldırıyor.. ya da dolaba saklanırken ayaklarını katlamam için ellerimi ayaklarının üzerine koyuyor...

Elif ve Kitapları.. 30.03.08
1er hafta arayla iki kitap aldım. Birisi ilk sayılar kitabım diğersi ise ilk renkler kitabım. Beklediğimden daha çok ilgi gösterdi. Kitapları alırken içindeki resimlerin fotoğraflar gerçek resimler olmasına dikkat ettim. Acaba çizilmiş olan resimli kitaplar da faydalı olur mu.. ben birebir eşleştirebilmesi için gerçek resimleri seçtim. Bunu bir araştırmak lazım not edildi.
Epeyce bir nesneyi tanıdı, tanımadıklarına pek iltifat etmedi zaten. Biz kitapları henüz sayılar ve renkler için kullanmıyoruz, daha çok nesneleri tanıması için kullanıyoruz. Gerçi şu anda Elif ne anlama geldiğini bilmese de ben 1-2-3 diye sayınca dört diye 5 diyince de 6 diye diziyi tamamlıyor. Renklerle ilgili ama henüz ayırdedebildiğimiz birşey yok.
Geçen gün işten eve geldiğimde bana kitabından tanıdığı nesneleri sayıyordu. Mama (elma muz portakal), Hov (köpek), gol (top), buu ( araba), ka (kalem) şeklinde.. hmmm tabii bir de mee’si var (şu sıralar bütün hayvanları köpek hariç mee diye seviyor, bir ara kediyi biliyordu aslında ama onu da mee diye seviyor artık ayıyı bileJ)
Son aldığım renkler kitabında ise mor renkteki arabaya ve pembe renkteki kızın yıldızlı asasına bayıldı.. Ve bunları resimden çekip almak istercesine eli ile tutmaya çalışıyor kuzum. Hatta uykusu geldiği bir sırada bunları çıkaramadığımız için epey huysuzluk etti, resimleri bana getirip “aç” diyordu, aç bizim için pek çok şey ifade eden bir fiil. Açmak, çıkarmak, yapmak gibi bir sürü şey yerine kullanabiliyoruz. Bir de resimlerde gördüğü kalemler üzerine mıknatıslı kalemini buldu fakat tahtasını epeyce aradı ama bulamadı. Çünkü içindeki sıvı çıktığı için biz onu atmıştık. Aslında 3 yaş altı için uygun değilmiş ama bizim kız kalem kullanmaya çok meraklı olduğu için almıştık. Ve yazı tahtasını aradığının ertesi günü gittik yeni bir yazı tahtası aldık, yazı tahtası ve kalemi ile çok mutluJ.

Konuşmalar Başladı.. 30.03.08
Kızımla ilgili 3 ay kadar yazmayınca gelişmelerini pek çok başlıkta ayrı ayrı toplamak iyi olacak sanırım.. Gelişmelerden en öne çıkanlarından birisi konuşmaları, sözcükleri.. Önceleri sadece tek tek kelimeler kullanırken şimdi artık kelimelerini bize birşey anlatmak ya da yaptırmak için kullanıyor.
Bunu ilk olarak dedesinin geldiğini bize anlatmaya çalışırken farketmiştim 2-3 hafta kadar önce. O gün bize dedesi gelmişti, ben işten geldikten sonra kuzucumla yatak odasına hasbıhal etmeye girince ilk iş dede dedi bana. Hmm deden mi geldi filan diye konuştuk biraz. Benden sonra babası geldi kızımın. Kızım ona da ilk iş dede deyince anladım ki haber veriyor. Şimdilirde çok bariz söylediğimiz kelimeler var ama bunun yanısıra pek çok şeyi de ilk 2 harfi ile söyleyebiliyor. Bariz söylediğimiz kelimeler mama, meme (emzik), anne, baba, dede, ejda (esra), çu(su), alo, bebe, ome(ömer aslında ama bütün çocuklar şu anda ömer onun için), gol (top balon gibi şeyler), alkııı (alkış), bak. Bunlar artık iyice alıştığımız kelimeleri.. Diğer iki harfli kelimelerine gelince ko (korktuğunu ifade ediyor), ka (kalem), pa (park), gi (gitti), be (bitti bi de eller yana açılıyor), çı(çıkar), aç. Bazen de bizim söylediğimiz şeyleri dili dönüyorsa gene ilk iki harfi ile söyleyebiliyor.. şimdilik iki kelimeli kolay cümleleri biz söyleyince peşimizden tekrar edebiliyor, dede gitti diyebiliyor mesela:)

Oyunlarımız 30.03.08
Şu sıralar en sevdiğimiz oyun saklambaç. Teyzesi saklanıyor biz buluyoruz, hep en son bulduğumuz yerden aramaya başlıyoruz, sonra da benim verdiğim ipucları ile diğer yerleri arıyor ama inanılmaz zevk alıyor. Teyzesini bulup bana doğru kaçıyor.
Artık fotoğraflara poz vermeyi öğrendi, bu benim için iyi bir haber. Çünkü neredeyse 3 aydır hiç fotoğrafı yoktu kızımın makinelere saldırdığı için.
Bir diğer sevdiğimiz şey parka gitmek.. salıncakta az sallanıp sonra kaydıraka geçiyoruz şimdilerde kaydırakta merdivenleri kendi tırmanmaya çalışıyor..
Kendi çamaşır dolabının üst katında içeri saklanıp cee oynamayı da çok seviyoruz.
Ayırca teyzesi göbeğini yiyeceğinde saklanmayı bize doğru kaçmayı da çok seviyor, zaman zaman teyzesini böh diye korkutmayı da ihmal etmiyor.
Bugün bir de aynadan yansıyan ışığı yakalama oyununu keşfettik, inanılmaz heyecanlandı yakaladığında çok mutlu oldu.. bak bak diye bize göstererek yakalıyordu, hatta ilk başta ayna kendi elindeydi o zaman hiç yakalayamıyordu sonra aynayı biz aldık ve yakalayabilmesi için kıyak geçtikJ.

Hareketler 30.03.08
Önceleri merdiven çıkmayı bilmiyordu Elif, şimdilerde ise bunları öğreniyor. Yüksek yerlere tırmanmayı.. Mesela kalorifer peteğinin alt düğmesinin üstüne çıkmak, kitaplığın alt rafına çıkarak boyunu yükseltmek gibi. Ayrıca daha önceden bindiğinde pek zevk almadığı atlı karıncaya şimdi bayılıyor. Yanımızdan geçerken tek elini bırakıp bize el sallayarak gülümsüyor.
Hala çocukların balonlarına doğru saldırıyor, henüz paylaşmayı ve birşeyin bi başkasının olduğunu çok fazla bilmiyor. Bunu anlatmaya ilk olarak babasının bilgisayar malzemeleri ile dolu dolaplarından başladım. Bu dolaplar babanın ve babadan başkası açamaz diye, sanırım zamanla bunları kural olarak algılayacaktır. Tabii mutfak dolapları benim açamazsın demiyorum, zaten desem de dinleyeceğini sanmıyorum. Mutfaktaki kap kacak oynamayı en çok sevdiği şeylerdenJ.
Şimdilerde öğrendiği birşey gene: eğer birşey kıkı ise çöpe atılacaktır, o zaman çöpe atarız ve bir daha geri almayız. Bu tip direktiflerimizi artık anlıyor, birşeyi alıp teyzene götür ya da babana ver dediğimizde tam da dediğimizi yapabiliyor.
Ayrıca inanılmaz bir bu bunundur gibi bir kuralcılığı var.. eğer o başörtü anneminse ondan başkası kullanamaz. O telefon babamınsa hemen ona götüreyim, babanneme yeleğini vereyim gibi pek çok eşyanın sahibini biliyor. Ama kendisi teyzesinin eşyalarına sahip çıkmayı çok seviyor. Zaman zaman teyzesinin tişörtünü evde elbise gibi giymiş dolaşırken görebilirsiniz.
Ayrıca kıyafetleri ile de ilgileniyor artık. Bazen kendi dolabından bize elbise seçtirip onu gezdirmeyi ya da giymeyi çok seviyor.
Uykusu geldiğini ve uyumak istediğini sadece esnemesi, gözlerini ovalamasından değil kıyafetlerini çıkarmak isteyişinden de anlıyoruz. Uyumak istediğinde çorabı pantolonu herşeyini çıkarmak istiyor.
Televizyon büyüdüğünden beri eskisi kadar televizyona ilgisi kalmadı, tabii bu duruma en çok sevinen benim.. çok belli başlı 1-2 reklamı var. Garfield ve çocukların oynadığı, tabii turkcell tavuğunu da unutmamak lazım. Bunları izlemesine ben de ses çıkarmıyorum onun haricinde televizyonla pek bi haşırneşirliği yok çok şükür.
Saçlarımız iyice uzadı fakat belli olmuyor çünkü altları kıvır kıvır. Yakın zamandan yaz gelip havalar ısınmadan önce kızımın en büyük saç kesimini yapmayı planlıyoruz inş. Birazcık kafası hava alsın fıstığımın.
Öpmek istediğinizi belirttiğinizde gelip yanağını size uzatabiliyor hanımefendi. Biz de kızdığında omuzunuzdan yakalayıp ısırabiliyor.